
Neden sensör paketleme işlemlerinde fırınlar yerine kızılötesi teknolojisini kullanıyoruz?
Son zamanlarda, yarı iletken paketlemesinin karbonsuz hale getirilmesi konusunda büyük çabalar var. Uzun süredir sadece büyük konveksiyon fırınlarından yararlanıyorduk. Ama dürüst olmak gerekirse, bunlar çok fazla enerji tüketiyor. Küçük bir bölgeyi ısıtmak için tüm odadaki havayı ısıtmak zorunda kalıyorsunuz. Bu da bir israf oluyor.
İşte bu yüzden kızılötesi ısıtma teknolojisine yöneliyoruz. Kızılötesi ışınlar, havayı ısıtmak yerine doğrudan malzemeye etki ediyor. Bu yöntem daha temiz, daha hızlı ve makinenin boşta kalması sırasında oluşan enerji kaybını önler.
Isının tam olarak gereken yere gitmesi
Sensörleri paketlerken çok sınırlı bir ısı kapasitesiyle çalışıyorsunuz. Her yeri ısıtmak mümkün değil. Kısa dalga boylu kızılötesi ışınlar sayesinde, tüm makine yapısını ısıtmadan doğrudan paketleme malzemesine ısı verebilirsiniz. Bu, zaman açısından büyük bir avantajdır. Artık 30 dakika bekleyip odanın ısınmasını beklemenize gerek yok. Isıtma işlemi saniyeler içinde gerçekleşir.
En iyi yanı ise, daha kısa ısıtma süresi demek, her wafer için daha az enerji tüketimi demektir. İşte burada gerçek anlamda karbon azaltımı gerçekleşiyor. Burada mesele, makineye “yeşil” etiket yapıştırmak değil; aynı miktar ürünü üretmek için daha az enerji kullanmaktır.
Donanım tarafı
Bu amaç için genellikle kuvars-halojen elementleri kullanıyoruz. Bunlar, sensör kaplamalarını hızlıca ısıtmak için gerekli olan yoğunluğa sahiptir. Ayrıca, hassas silikon parçalarının aşırı ısınmasını önlemek için bu elementleri belirli bölgelere yerleştirebilirsiniz.
Ancak her şey mükemmel değil. Bir dezavantajı var: Yüksek yoğunluktaki bu lambalar, soket ve kabloların bulunduğu yerlerde inanılmaz derecede ısınır. Hattın hızını artırmak için gücü yükseltirseniz, soğutma sistemlerine dikkat etmeniz gerekir. Eğer havalandırma sistemlerini yetersiz bırakırsanız, kontrol cihazları zarar görür.
Fabrika alanının düzenlenmesi
Kızılötesi modüllere geçmenin en güzel yanlarından biri de kullanılan alanın azalmasıdır. Artık “partiler halinde” düşünmek yerine “akış bazlı” düşünmeye başlıyorsunuz. Eski konveksiyon sistemlerinin gerektirdiği devasa ve enerji tüketen havalandırma sistemlerinden kurtulabilirsiniz. Böylece tüm üretim hattı daha küçük hale geliyor ve paketleme işlemi daha verimli hale geliyor.